be wise - Turkish English Dictionary

be wise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "be wise" with other terms in English Turkish Dictionary : 32 result(s)

English Turkish
General
be wise to v. mantıklı olmak
be wise to v. bilmek
Proverb
it is easy to be wise after the event teker kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
it's easy to be wise after the event testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
it's easy to be wise after the event tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
one cannot love and be wise aşıkken aklı başında olunmaz
one cannot love and be wise hem aşık hem akıllı olunmaz
it is easy to be wise after the event araba devrilince yol gösteren çok olur
where ignorance is bliss, 'tis folly to be wise bir şey seni mutsuz kılıyorsa en iyisi onu hiç bilmemek gerekir
where ignorance is bliss, 'tis folly to be wise cahillik mutluluksa bilgelik aptallıktır
where ignorance is bliss, tis folly to be wise insanın bilmediği üzmez/incitmez
where ignorance is bliss, tis folly to be wise göz görmeyince/akıl bilmeyince gönül katlanır
Colloquial
would be wise n. akıllıca olacaktır
Idioms
be wise after the event v. iş işten geçtikten sonra akıllanmak
be penny-wise and pound-foolish v. ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak
be wise after the event v. geçmiş yağmura şemsiye açmak
be wise after the event v. kötü bir olaydan sonra akıl öğretmek
be penny-wise and dollar-foolish v. ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak
be penny-wise and dollar-foolish v. ufak şeylerde tutumlu büyük şeylerde müsrif olmak
be penny-wise and dollar-foolish v. küçük bir miktar parayı vermekten kaçınırken uzun vadede daha büyük bir para harcamak zorunda kalmak
be penny-wise and dollar-foolish v. bir sorunu çözmek için belli bir miktar parayı harcamaktan kaçınırken uzun vadede problem büyüdüğünde daha fazla para harcamak zorunda kalmak
be wise to (someone or something) v. (birine/bir şeye) uyanmak
be wise to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı uyanık olmak
be wise to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) farkında olmak/farkına varmak
be wise to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bilmek
be wise to (someone or something) v. gözü (birinin/bir şeyin) üstünde olmak
be wise to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) iyi bilmek
be wise to (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında bilgisi olmak
be wise to (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) haberdar olmak
be wise after the event expr. testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur
Speaking
don't be a wise ass expr. ukalalık yapma
don't be a wise ass expr. ukalalık etme